her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder.

16th December 2009

Text

Zaman değişti artık, işler eskisi gibi yürümüyor. Bu tarz sözlerin edildiğini hep duyarız: kimi zaman televizyonda, kimi zaman okuduğunuz (!) bir romanda, kimi zaman babanız dedenize söyler, kimi zaman siz babanıza belki de şimdilerde kızınız size söylüyor bu cümleyi.

Hatta, bizimle aynı topraklarda yaşamış olan Herakleitos bu konuda ilk ciddi düşünce sistemini ortaya koydu: değişmeyen tek şey değişimin kendisidir! Peki o zaman nedir bu insanlardaki değişime karşı koyma güdüsü?

(Kavramın genel anlamıyla) milliyetçilik akımı endüstri çağına ait olan bir kavram. Şu sıralarda sancılı bir şekilde endüstri sonrası çağın sistematiğini kurmak için çeşitli jeopolitik ve ekonomik açılımları yapılmaya çalışılıyor. Bunu algılayamayan veya algılamak istemeyen bazı oluşumlar, gruplar ve cemaatler de dirayetle bunlara karşı çıkıyorlar. Dahası bu karşı çıkanların bir kısmı (örn: CHP) yıllarca bu gibi değişimlerin bayraktarlığını yapmışlardı.

Bu değişimlerin zaruri ve mecburi olduklarını göremeyen veya görmek istemeyen bu güçler işleri iyice arapsaçına çeviriyorlar ve ülkeyi neredeyse bir iç savaş ortamına sürüklüyorlar.

Bu tarz hareketleri yapanların ülkenin ve bölgenin yeni oluşacak dünya düzeninin merkezi ve kaynağı olacağını anlamaları gerek. Bu yeni oluşacak sistematik bölge halklarını ve bölgedeki diğer ülkeleri ekonomik ve politik olarak rahatlacak. Şu anda öne sürdükleri bütün şikayet ve sıkıntıların sonu olacak.

Kısaca, bölgede yapılmaya çalışılan değişim ne kadar çabuk ve sağlıklı bir şekilde uygulanırsa Türkiye’nin ve Türk vatandaşlarının dünya üzerindeki ağırlıkları birkaç kat artacak. Fakat, biz bu eziklik ve oyunbozanlık çerçevesinde hareket ettiğimiz sürece işler sadece daha kötüye gidecek.

Ama bunu anlamayan veya anlamak istemeyen güçler sizleri bu oyuna alet ederek sizin istikbalinizle oynuyorlar. Siz de eğer fakirlik ve eziklik içerisinde yaşamaktan sıkılmadıysanız aynen bu şekilde devam edin.

500 liraya tenezzül edip ona buna silah çekin. Ezel izleyin, Kurtlar Vadisi modasını takip edin. Fason takım elbiselerle kenar mahalle dayısı olun. Alemin kralı olmak dururken.

Ah, Herakleitos senden bin yıllarca ilerideyiz ama senin kadar ileri görüşlü olamıyoruz.


lifeproof

Tags CHPDemokratik açılımHerakleitosOrta DoğuTürkiyedeğişimekonomijeopolitikamilliyetçilikEzelKurtlar Vadisi

30th October 2009

Text

Ben diyeyim, domuzuyla olsun, kuşuyla olsun, siz deyin keçisiyle, bufalosuyla olsun grip kendini her yıl modaya göre yenileyen, evrim zincirinin mükemmelleştirdiği kusursuz bir virüs. Kusursuzluğu insan için pek mükemmel değil elbette. Her şey bir tarafa, “virüse övgü” temalı girizgahımın ardından hemen asıl konuma geçmeye niyetliyim. İlaç şirketleri, hükümet yetkilileri, felaket tellalları, sözüm size… Şimdi sizleri övmenin zamanıdır. Naçizane, almış olduğum altı senelik ekonomi eğitimine istinaden farketmemem mümkün değildi, bu domuz gribini ne güzel pazarladınız be kardeşim. Paketlemesi, dağıtımı, ve muhteşem reklam kampanyasıyla herkesin tüketmekten büyük keyif alacağı bir ürün yarattınız. Aşısı, tedavisi işin teferruatı, domuz gribi tüm dünyada Vogue’dan, DKNY’dan, Gisele Bündchen’den daha moda, hatta futboldan Real Madrid’den, Barcelona’dan, hatta utanmadan sıkılmadan, baş başkan Obama’dan daha popüler. Mayıs ayında ön tanıtım başladı, birkaç moda kurbanı verildi, doğaldı, hastalık korkutucu olmalıydı, topuklu ayakkabı gibi, acı vermezse bu kadar kıymeti bilinmezdi. İyi bir omlet için yumurtalar kırılmalı, tavuklar boğazlanmalı, domuzlar kurşuna dizilmeliydi, nedense… Reklam o kadar iyi yapıldı ki herkes şiu hastalık gelse de yakalansak diye beklemeye başladı. Merak süreci uzun ve zorluydu, yaz ayları “acaba, belki, keşke” diye geçti. Sonunda yeni sezonun modası gibi, son teknoloji 3G gibi, domuz gribimiz de gümrükten geçti ve geçtiği gibi kapışıldı. Sosyal, siyasi ekonomik hiçbir derdimiz kalmadı. Tek gündemimiz domuz gribi oldu, televizyonlar, gazeteler ve tabii ki teyzeler, herkes domuz gribinden bahsediyor. Şu anda bir lokma ekmek bile girmeyen evlerde dahi domuz gribi söylentisi var. Mükemmel bir ürün ve mükemmel pazarlama, üztelik sadece birkaç ayda. İleride pazarlama ders kitaplarına girecek, derslerde üzerine bastıra bastıra anlatılacak mükemmel bir strateji. Tüm emeği geçenler, ellerinize sağlık!


thirteenx

Tags domuz gribigripmodapazarlamaekonomivoguedknygiselle bündchengisele bünchenreal madridbarcelonatavukyumurtaomletreklamteknoloji3g

15th October 2009

Text

Gizli işsizlik (medeni hal)

Ekonomi sözlüğü: Bir sanayi dalında ya da sektörde istihdam edilmekte olanların bir kısmının işten çıkarılmalarına rağmen üretimde azalmanın olmadığı işsizlik türü.

Bu tanım yanlıştır.

Gizli işsizlik bir kişinin eğitimi ve tecrübesiyle gayet kalifiye olmasına rağmen işsiz kalmasıdır. Bu kişiler bir kısım işveren için ‘fazla kalifiye’ olduğu için işe alınamaz, bir kısım işveren için de bir kişilik maaş karşılığında 5 kişilik iş beklenen bir kurtarıcı olduğu için kendileri işi kabul edemezler.

Her iki durumda da bir iş için fazla iyi olmak işsiz kalma nedenidir.


lifeproof

Tags işsizlikgizli işsizlikekonomiekonomi sözlüğü

8th October 2009

Text

Bildiğiniz gibi artık her banka kartı sahibi herhangi bir ATM’den para çekebilecek. Bunun dışında özerk ATM’lerin de kurulması gündemde. Ayrıca, bir diğer gelişme de ATM’lerin para çeken kart sahiplerinden ve bankalardan komisyon kesebilmesi yönünde bir düzenleme geldi.

Bütün bu gelişmelerin anlamı nedir?

1. Ekonominin hareketlenmesi ve paranın daha kolay sirkülasyona girmesi sağlanmaya çalışılıyor.

2. İnsanların paraya ulaşmasında kolaylık sunuluyor.

3. ATM’ler özerkleştirilip aracı bir kurum haline geliyor.

4. Banka ve müşteri arasında bankadan para alıp müşteriye uzatma hizmeti sunarak bunun karşılığında her iki taraftan da para alarak böylelikle ATM’den para çekme işini bir hizmete dönüştürmüş ve bunun karşılığında hiç yoktan para kazanılmış oluyor.

5. Yeni bir hizmet sektörü ve yeni bir rekabet ortamı yaratılarak bir ticaret sektörü oluşturuluyor.

Bütün bunların sonucunda siz her zaman yapmış olduğunuz ‘ATM’den para çekme işini’ çok daha rahatlıkla bakkallarda, marketlerde, restoranlarda ve aklınıza gelebilecek birçok yerde daha yapabilme imkanına kavuşurken bir yandan da şimdiye dek (kendi bankanızdan veya anlaşmalı noktalarından birinde) bedavaya yaptığınız bu iş için hem ATM’ye hem de bankanıza komisyon ödeyecek ve dolaylı olarak zorunlu bir hizmet karşılığında zorunlu komisyon ödeyeceksiniz.

Bu söylediklerim şikayet etmek için veya kapitalizme veryansın etmek için değil. Bundan sonra bu yeni oluşacak ATM’lerden para çektiğiniz zaman ne olacağına dikkat çekmek için: ATM’den x lira çekerken hesabınızdan y lira ATM ve y lira bankanız komisyon kesecek.

Hem ekonomi hızlanacak hem de bu hızlandırmaya vesile olacak olan yeni bir finans sektörü oluşumu sayesinde ortaya yeni bir gelir kaynağı çıkacak. Hem ekonomi kazanacak, hem ATM’ler kazanacak ama siz kaybedeceksiniz.

Ama paranızı her an çekebileceksiniz… hem de hemen hemen her yerden.


lifeproof

Tags bankacılıkATMkomisyonekonomibanka kartıpara

© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?