her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder.

25th November 2010

Text

Bugünkü konumuz, en sevdiğim: polisler, polis jargonu ve polis bürokrasisi.

Geçen gün muhtara ikametgah kaydı yaptırabilmek için, önce karakoldan onay almam gerektiğini öğrendim. Sonra da karakola gittim.

Beni idari bölüme aldılar. Bir genç arkadaş—benden on yaş falan küçüktür—bana “genç” diye hitap etti. Sonra istediğim şeyi nasıl yapabileceğini öğrenmek için yan odadaki amirine danışmaya gitti; ben de peşisıra.

Beni sürükleyen polis arkadaş; genç diyemiyorum, çünkü “genç” orada benim; amirine: “Dayı, bu belgeyi nasıl düzenleyeceğiz?” diye sordu.

Amirine, dayı dedi.

Amir = dayı.

Yani, benim bu hitaptan anladığım—ve daha önceden de “Reis” diye hitap ettiklerini bilmemden ötürü—polisiye jargonunu mafyalı, katilli, derin devletli dizilerin belirlediğidir.

Kısaca söylemek gerekirse: Türk polisi—kendini Pokemon sanan ufak çocuklar gibi—kendilerini dizi karakterleriyle özdeşleştiriyor ve günlük mesaisini bu çerçevede yaşıyor.

Türk polisi, Ezel’dir. Polat Alemdar’dır. Yeri geldi mi Mehmet Ali Ağca’dır. Belki Mehmet Ali Ağca da zamanında polisti… neyse.

Sonra, amir dayı, bu arkadaşa belgeyi nasıl düzenleyeceğini söyledi. Toplamda 5-6 kelimeden ibaret bir cümleydi bu. Bunu benim bilgilerime uyarlayarak önündeki kağıt parçasına yazacaktı. Zorlasan dört dakika sürer (zaman ölçüleri montofon ineğinin algılama süreleri baz alınarak hesaplanmıştır). Ama arkadaş, ben ve kağıt parçası hep beraber 10 dakika falan geçirdik. Acaba neler yazıyor diye merak ettim. En sonunda kağıdı elime aldığımda toplamda en fazla 6-7 kelimelik basit bir cümle gördüm.

Sonra bir on dakika daha aşağı katta damga basmalarını bekleyerek geçirdim. Ve o damga da silik silikti. Bir damgayı stampaya basıp sonra kağıdın üzerine değdirmek kaç saniyenizi alabilir?

Ha, bu arada karakolda polisler, ben ve neden orada oturduklarını hiç anlayamadığım iki adam dışında kimse yoktu. Ve o adamlar ben geldiğimde oturuyorlardı, ben giderken de…

Bu arada, bu arkadaş, polis amirine tekrar bir şey soracak olduğunda, “Dayı, …..?” dediğinde, amiri ona “Lan, başlayacam ama şimdi dayınıza da ha!” dedi.


lifeproof

Tags polis jargonupolisezelpolat alemdarkurtlar vadisipolis teşkilatıpolis jargonupolis bürokrasisikendini pokemon sanmaktürk polisinin ezel'e özenmesitürk polisinin polat alemdar'a özenmesi

15th March 2010

Text

Ezel bizi gözetliyor mu ne? Galata olsun, Tünel olsun, Cihangir olsun bir şey demedim ama Elmadağ’a evin önüne kadar geldiniz be kardeşim. 2 bölüm izledik diye bu kadar yüzgöz olunmaz ki. Yarın birgün dayınızı salonda kitap okurken bulursam şaşırmam… O değil de Ejder Kapanı diye film çekip Ezel’le aynı mekanlarda aradan çıkartmak nasıl bir prodüksiyon kafası onu da biri bana anlatsın…


thirteenx

Tags ezeldayındizielmadağcihangirtünelgalataejder kapanı

25th January 2010

Text

Yüzbinleri (milyonları belki de) ekrana kilitleyen, herkesi kendine hayran bırakan, diziler dizisi Ezel’in herkesçe hayranlıkla izlenen karakteri Dayı ile Twitter kullanıcıları arasındaki olağanüstü benzerlik, ikili hakkında fena şeyler düşünmeme sebep oluyor…

Dayı bütün dizide birbirinden sunturlu aforizmalar ile, izleyiciyi ve dizideki karakterleri allak bullak ederken ve her kelimesinde bir kere daha kendine hayran bırakırken, twitter kullanıcısı olup, daha (evet ilkokulda öğreniyoruz) bağlaç olan de/da’yı ayırmayı bilmeyen insanlar da birbirinden okkalı laflar etmeye soyunmuş durumda, da/yı ayırmayı bilse de madem kullanıcıyım takipçim olan 18 kişiye, şu an bileğim kadar sıçtığımı söyleyeceğime “bilek kadadar kalın sıçmak, bazen yalnızlığın tek çaresidir” şeklinde atasözü/aforizma şeklinde ileteyim ki, millet bu olayı daha farklı boyutta algılasın zihniyetine büründüler.

Benim her ikisine de çok hakim olamamamdan olsa gerek birtakım zamanlama sorunları yaşıyorum. Dayı mı twitter kullanıcısı Türkleri aforizma insanı yaptı, yoksa biz zaten böyleydik de da/yı ayıramayan dayılar, twitter sayesinde dizilerde yeni dayılar, twitterda da da/yı ayıramayan aforizmacılar türetti?

yar bana bir eğlence medet!


oynakbeyi

Tags ezeldayıtwitteraforizmaatasözütürk twitter kullanıcıları

16th December 2009

Text

Zaman değişti artık, işler eskisi gibi yürümüyor. Bu tarz sözlerin edildiğini hep duyarız: kimi zaman televizyonda, kimi zaman okuduğunuz (!) bir romanda, kimi zaman babanız dedenize söyler, kimi zaman siz babanıza belki de şimdilerde kızınız size söylüyor bu cümleyi.

Hatta, bizimle aynı topraklarda yaşamış olan Herakleitos bu konuda ilk ciddi düşünce sistemini ortaya koydu: değişmeyen tek şey değişimin kendisidir! Peki o zaman nedir bu insanlardaki değişime karşı koyma güdüsü?

(Kavramın genel anlamıyla) milliyetçilik akımı endüstri çağına ait olan bir kavram. Şu sıralarda sancılı bir şekilde endüstri sonrası çağın sistematiğini kurmak için çeşitli jeopolitik ve ekonomik açılımları yapılmaya çalışılıyor. Bunu algılayamayan veya algılamak istemeyen bazı oluşumlar, gruplar ve cemaatler de dirayetle bunlara karşı çıkıyorlar. Dahası bu karşı çıkanların bir kısmı (örn: CHP) yıllarca bu gibi değişimlerin bayraktarlığını yapmışlardı.

Bu değişimlerin zaruri ve mecburi olduklarını göremeyen veya görmek istemeyen bu güçler işleri iyice arapsaçına çeviriyorlar ve ülkeyi neredeyse bir iç savaş ortamına sürüklüyorlar.

Bu tarz hareketleri yapanların ülkenin ve bölgenin yeni oluşacak dünya düzeninin merkezi ve kaynağı olacağını anlamaları gerek. Bu yeni oluşacak sistematik bölge halklarını ve bölgedeki diğer ülkeleri ekonomik ve politik olarak rahatlacak. Şu anda öne sürdükleri bütün şikayet ve sıkıntıların sonu olacak.

Kısaca, bölgede yapılmaya çalışılan değişim ne kadar çabuk ve sağlıklı bir şekilde uygulanırsa Türkiye’nin ve Türk vatandaşlarının dünya üzerindeki ağırlıkları birkaç kat artacak. Fakat, biz bu eziklik ve oyunbozanlık çerçevesinde hareket ettiğimiz sürece işler sadece daha kötüye gidecek.

Ama bunu anlamayan veya anlamak istemeyen güçler sizleri bu oyuna alet ederek sizin istikbalinizle oynuyorlar. Siz de eğer fakirlik ve eziklik içerisinde yaşamaktan sıkılmadıysanız aynen bu şekilde devam edin.

500 liraya tenezzül edip ona buna silah çekin. Ezel izleyin, Kurtlar Vadisi modasını takip edin. Fason takım elbiselerle kenar mahalle dayısı olun. Alemin kralı olmak dururken.

Ah, Herakleitos senden bin yıllarca ilerideyiz ama senin kadar ileri görüşlü olamıyoruz.


lifeproof

Tags CHPDemokratik açılımHerakleitosOrta DoğuTürkiyedeğişimekonomijeopolitikamilliyetçilikEzelKurtlar Vadisi

© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?