her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder. Follow @paktin Follow @oynakbeyi Follow @sutkutusu
Text
Türkiye’de Türk Polisi’ne birilerinin artık kanun koyucu, yasa yapıcı olmadığını hatırlatması ve eğer ki bir durum varsa herkese aynı davranmak zorunda olduğunu hatırlatması gerekiyor! Hele ki havaalanı gibi bir mekânda görev yapıyorsa bu polis, sanırım biraz daha mantıklı olması gerekiyor kanaatimce…
Yaşanan bir olayı anlatmalı evvela;
27 Haziran 19:50 Denizli-İstanbul uçuşunu gerçekleştirecek THY uçağına binmek üzere giden yolculardan, yapılan rutin kontroller sırasında bir yolcudan saçındaki bantı çıkarması yönünde bir istekte bulunan polise, yolcu “sadece saç bandı, bez bu” dedikten sonra, XRay cihazından geçtiğinde herhangi bir sinyal vermemesine, uyarı sesi gelmemesine rağmen, ısrarla saç bandını çıkarmasını isteyen polise çıkarmayacağını söylediğinde yaşananlar memleketimizde bazı meselelerin nasıl algılandığının da bir göstergesi sanırım…
Saç bandını çıkarmamakta direnen yolcu, bunun gerekçesini sorduğu zaman “rutin güvenlik,” cevabını almasının akabinde,
“Peki eşarplı bir kadından veya türbanlı bir kadından da aynı rutin güvenlik isteğinde bulunuyor musunuz?” sorusunu sorduğunda “o bizim işimiz, sizi ilgilendirmez” cevabını alıyorsa bunun pek bir rutin güvenlik olmadığı ortadadır. Öyle ki sözkonusu tartışma yaşanırken, XRay cihazından geçen tesettürlü bir kadından sinyal gelmesine rağmen, kadının toplu iğnelerin sinyal verdiğini söyleyerek geçmesi ve polis’in hâlâ saçında bant olan şahsa yönelik ısrarı rutin güvenlik değil, aslında Türk Polisi’nin rutin tavrıdır… Zira sözkonusu şahıs, 5 aylık sakalı, güneşte yanmış teni, kulaklarında küpe, üzerinde şort olması dolayısıyla muhtemel bir uyuşturucu kaçakçısıdır… Şahıs, “zorluk çıkarmayın beyefendi, sakin olun” uyarılarına tepki göstererek daha da sinirli hareketler ve yüksek sesle saç bandını çıkarmamak yönünde ısrarcı olması üzerine, Anguttin, Hıyarullah, Gudubetiyye ve Reziliye tarafından bir kenara çekilmek istenerek, “sakin olun ve kimliğinizi verin,” baskısıyla karşılaşmıştır. Bunun üzerine şahıs, buranın amiri gelsin kimliğimi ona vereceğim, deyince devreye giren ekip amiri, kendisine uzatılan kurumsal bir kimlik üzerine tavrını değiştirmiş ve iyi yolculuklar dileyerek şahsı olay mahallinden sakince uzaklaştırmışlardır… ve olay kapanmıştır…
Şimdi yeniden dönüp baktığımızda, XRay cihazından geçen eşarplı, türbanlı kadınlardan sinyal gelmesine rağmen “toplu iğne” gerekçesiyle ses çıkarmayan, eşarbını çözdürmeyen Türk Polisi, saç bandı takan küpeli ve uzun sakallı bir erkekten sinyal bile gelmemesine rağmen “rutin güvenlik” gereği saç bandını çıkarmasını isteyip, “sakin olmasını” isteyerek, kendi işini yapmaktansa farklı işlerle iştigal etmeyi görev sanıyor. Zira eğer kanun rutin güvenlik içinde herkese aynı muameleyi gerektiriyorsa bunu yapmak zorundasın Türk Polisi, ama sakallı-küpeli genç adama uyuşturucu kaçakçısı muamelesi yapamazsın Türk Polisi. Artık sokaktaki çocuğun bile bildiği “suçu ispatlanana kadar herkes masumdur,” düsturu Türk polisinde “Tipini beğenmediğin herkes suçludur”a ne zaman evrildi tam bilemiyorum ama artık bundan kurtulunması gerektiği kanaatindeyim…
Hele ki, suçlu muamelesi yaptığın kişiden çıkan kurumsal bir kimlik (basit bir ulusal gazeteye giriş kimliği), kendisine yapılan muameleyi değiştiriyorsa “SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?” bağırmalarını her zaman duymak zorundadır ve bu noktadan sonra, kim olduğunu bilmediğimiz sosyetik tipler sonuna kadar haklıdır.
Uzun sakallı, küpeli, saçında bant olan şahıs Türk Polisi’ne “belki benim inancımda da saçımı göstermem yasak, sen beni buna nasıl zorluyorsun,” dediği vakit, “konuşma lan, geç kenara,” tepkisini alıp gösterdiği kimlikten sonra “beyefendi yaşananlar için özür dileriz, anak siz de anlayışlı olun malum havaalanı güvenlik…” lafını söyleyen polisin halka hizmet de etmediğine, yasaları da korumadığına, kafasına göre kural koyup ona göre takıldığına artık başka bir ispat sunmalı mı bilemiyorum…
Boktan bir sistemle üniversiteyi kazanamayan herkesin polis olabildiği, eline silah, beline jop, kafasına göre yetki verdiği, kimi bölgelerde daha farklı statülerle donattığı Türk Polisi hâlâ milattan önceki kriterlere göre eğitiliyor! Vah benim memleketime vah!
© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?