her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder. Follow @paktin Follow @oynakbeyi Follow @sutkutusu
Text
Şair, bir önceki postunda değişime ayak diremenin anlamsızlığından ve çürümeye başlamış mevcut güç ve menfaat dengelerini bozabileceği korkusuyla güç sahiplerinin değişimi engellemek ve mümkünse hiçbir zaman ortaya çıkmayacak şekilde yok etmek için ellerinden geleni yapmalarının çiğliğinden söz etmeye çalışmış.
Bu tarihin başlangıcından ve belki de ondan bile öncesinden beri bu şekilde işleyen bir dinamik. Biz tarih öncesine herhangi bir kanıt aracılığıyla şahit olamadığımız için bunu asla da bilemeyiz, fakat bu öyle olmadığı anlamına gelmez. (Bilimselliğe ne kadar uzak olduğumuzu anlatan bu mantıktan bir sonraki postta söz edeceğim: ben şahit olmadıysam teori doğru değildir.)
Bu matbaa Osmanlı’dan teğet geçerken Avrupa’da boy boy kitapların basılıp Rönesans ve Reforma gittiği dönemlerde güçleri ellerinden gitmesin diye bu yeniliğe ayak direyen hattatlar ve cehaletten beslenen Şeyhülislam sayesinde bizde yaprak kıpırdamadığında da aynen böyleydi. Askeri modernizasyonun kendilerine olan ihtiyacı ortadan kaldıracak olan Yeniçeri ocağının kaldırdığı kazanların altında da ‘hiç değişmeden bir ömür boyu’ yazıyordu. Cumhuriyet kurulurken, yenilikler bir bir sıralanırken ve birkaç kez denedikten sonra yarım yamalak geçilebilen çok partili (demokrasi) dönemin de bir türlü yerine oturtulamamış olması hep böylesi değişim karşıtları yüzünden olmuştu.
Ve bir kez daha: statükoyu korumak ve ortadaki sorunların çözümsüzlüğü içerisinde varoluşlarına imkan sağlayan uygun atmosferik ve jeopolitik şartları oluşturabilen birçok güç odağı, bu gelişmelerden ve değişen dünya düzeninden rahatsızlar.
Çünkü eğer bu değişiklikler olursa ne milliyetçiliğe ne de sosyal demokrasiye gerek kalmayacak ve onların yerini başka oluşumlar alacak. Zira, şu an kendileri muhafazakar demokrasi adı altında ortaya çıkan yeni olguya bir antitez değiller ve asla olamayacaklar. O yüzden CHP ve MHP’nin tarihteki yerlerini almaları ve yerlerine yeni imaj, kimlik ve ideolojilerle yeni partiler ve yeni oluşumlar gelmeli.
Ve bunların hepsi bir dahaki seçimlere kadar olmalı. Olmalı.
Page 1 of 1
© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?