her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder.

10th October 2010

Text

Bu haftasonu Düşünce Özgürlüğü için 7. İstanbul Buluşması İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlendi. Buluşma’nın “Onur Konuğu” olan Noam Chomsky’nın konuşması, “Oluşan Dünya Düzeninde Demokrasi ve Haklar” başlığını taşıyordu.

Konuşma, beklentimin aksine, her zamanki alışılageldik Batılının yeterince gelişememiş Doğululara nasihatlerinden öteye geçmedi. Ardından Türk intelijensiyasının Chomsky’ye yönelttikleri sorular, beklentim doğrultusunda, yeterince anlayamamış Doğulu aydının ülkesini Batılı büyüklerine şikayet etmesinden beriye gelemedi.

Bu tecrübe bana bir kucak dolusu dejavu duygusunu da beraberinde getirdi. Merhum Jean Baudrillard apayrı bir konu anlatmak için geldiğinde, Arzın Merkezinde Buluşmalar’da Terry Eagleton yine bambaşka bir konu üzerine sohbet etmeye geldiğinde ve daha nice Batılı entelektüeller, akademisyenler, yazarlar ülkemizde izleyicilerden soru kabul ettiklerinde yaşadıkları hep benzer şeyler:

Bizim ülkemiz şöyle… Bizim ülkemizde şunlar var, şunlar yok… siz ne düşünüyorsunuz? İşte, efendime söyleyeyim, devlet şöyle, demokrasi böyle, baskı, şiddet bla bla bla… Kendi ülkesini Batılı abilerine şikayet etmeler; sanki o adam veya kadın bu konunun uzmanıymış ve Türkiye’nin sosyo-kültürel, sosyo-politik ve sosyo-ekonomik tarihini hatim etmiş de konuya bir çözüm getirebilecekmiş gibi sordukları son derece çarpıcı (!) sorularla, bir saat boyunca akıllıca laflar etmeye çalışmış bir adamcağızdan veya kadıncağızdan medet ummalarına bayılıyorum doğrusu. 

Aynı şeyleri, aynı müstehzilikle, benzer ağızlardan duyduğum tüm zamanları toplasam bir ilkokul diploması daha almaya hak kazanırdım herhalde.

Siz bu kafayla biraz zor adam olursunuz. Aydın olmak, entel olmak, akademik olmak bu değil. Ki Chomsky de konuşmanın özeti sayılabilecek bir cümlesiyle bunu gayet net ifade etti zaten:

“İnsanların, hakları için daha çok mücadele etmesi gerekiyor”

Sahip olmadığınızı söylediğiniz bu hakları siz, kendiniz kazanacaksınız… Kimse bunları size gümüş tepside sunacak değil. Oy vereceksin, hesap soracaksın, mücadele edeceksin, müdahil olacaksın… Bir şeyler yapacaksın! Lafügüzaf etmeyeceksin.

Artık, sözde bağımsız devlet kurarak kendimizi kurtardığımız ”manda” himayesinde yaşama zihniyetinden bir şekilde çıkmanız lazım. Batılıdan medet ummakla adam olunmuyor. Yüzünüzü Batı’ya dönün, kıçınızı değil!



lifeproof

Tags Düşünce Özgürlüğü için 7. İstanbul Buluşmasıİstanbul Bilgi ÜniversitesiNoam ChomskyOluşan Dünya Düzeninde Demokrasi ve Haklartürk inteljensiyasıdejavuArzın Merkezinde BuluşmalarTerry EagletonJean Baudrillard

© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?