her doz yüksek düzeyde farkındalık yaratıcı etkiye sahiptir. doza bağlı olarak bilinçaltı ve üstünde tahriş ve yanmalara sebebiyet verebilir. DİKKAT! çok yazılı, az resimli, çok sıkıcı, az gerekli içerik ihtiva eder.

12th September 2010

Text

Hazır Ramazan yeni geçmişken artık oruç tutmayan dimağlarınıza hitaben birkaç söz etmek isterim.

Oruç tutmak olarak adlandırılan olgu ”aç kalmak adına” yapılan bir eylem olmaktan ziyade ”insanın nefsini terbiye etmesi” üzerinde temellendirilmiş ve Tanrı’nın sizlere bahşetmiş olduğu nimetlerin kıymetini ve önemini anlayasınız diye üzerinize vazife edilmiştir.

Yani, oruç tuttuğunuz zaman aslında ”aç kalmış” olmuyorsunuz, dünyanızda varolan nimetlerden kendinizi biraz uzaklaştırarak bu nimetlerin değerini daha derinlemesine anlıyor ve Tanrı’ya bu nimetler için şükrediyorsunuz.
Orucun icat edildiği yıllardan bu yana Tanrı’nın ve Kapitalizmin bizlere bahşetmiş olduğu nimetlerin çeşitliliğinde ve sayısında epey bir artış olduğunu göz önünde bulundurursak oruç tutmanın insanların nefislerini sadece açlıkla terbiye etmeleri bence biraz yetersiz kalıyor.

Düşünün ki oruçlusunuz, (içinizden iftar vaktine geri sayım yaparak ve ‘hadi, artık şu gün de geçsin’ diyerek) sözde nefsinizi terbiye ediyorsunuz… ama bir yandan da alışveriş merkezlerindeki dükkanları arşınlayarak alışveriş hırsınızı ve nefsinizi sıvazlıyorsunuz. Yiyemediğiniz öğle yemeğinin acısını yeni bir çift ayakkabıdan, göz alıcı bir bikiniden veya yeni bir elektronik gereçten çıkarıyorsunuz.

Böylesi bir nefis terbiyesi eksik olduğu kadar aptalcadır da…


lifeproof

Tags oruçoruç tutmakramazanramazan ayınefis terbiyesialışverişkapitalizmnimetler için şükretmek

© 2009 - 2010 — ¿ f a r k e t t i m ?